intrj
{
oh dear
}
aman Tanrım!, Tanrım!, aman yarabbi!,...
{
oh dear!
}
ay!, ah!, eyvah!; aman Tanrım hayır!,...
{
woops
}
vay be, allah allah, ya
{
gee
}
hayret, vay be, vay
{
wow
}
"Bank of England (İngiltere Bankası)",...
{
b.e. (Bank of England)
}
olmak, bulunmak, var olmak; anlamına...
{
be
}
var (tekil)
{
there is
}
var (çoğul)
{
there are
}
var olmak, olmak, bulunmak, yaşamak
{
exist
}
mümkün olmak, olası olmak
{
be possible
}
çekmek, benzemek
{
take after
}
dilemek, arzulamak, istemek, amaçlamak,...
{
will
}
malı
{
shall
}
cekti, caktı, erdi, ermi (soru hali),...
{
would
}
olursa, malı
{
should
}
o, kendisi
{
he
}
onu, ona, o, kendi, kendine
{
him
}
onları, onlara, onlar
{
them
}
onu, ona, onun, o, kendisi, kendine
{
her
}
onlar, insanlar
{
they
}
onları, onlara, onlar
{
them
}
İtalyan
{
IT (Information Technology)
}
şahsiyet, çekicilik, cazibe, ilişki,...
{
it
}
Wordt vertaald, even geduld aub..
